Hamileyiz.. Mutlu muyuz?

İnsanlığın en önemli bilinç dışı motivasyonu, üreyerek neslin devamını sağlamaktır. Buna göre; kadınlara özgü fizyolojik farklılıkların en önemli çıktısı olan doğurganlık ve gebelik, kadın yaşamında önemli bir yer tutmaktadır. Gebelik ve doğum, kadın yaşamındaki önemine bakıldığında, kadının değerlilik ve yeterlilik duygularının yükseldiği bir döneme işaret eder. Ancak, her ne kadar gebelik kadınlar için, mutluluk, varlığını ortaya koyma, kendine güven gibi duyguların yaşandığı bir dönem olsa da, gebeliğin artan yükü, geleceğe dair endişe, stres, aşırı sorumluluk hissi gibi olumsuz duyguların yaşandığı bir dönem olarak da görülmektedir. (Bir de bu duygularımızı kimseye söyleyemeyiz. Sanki, hamile olduğumuz için her an çiçek böcek şarkıları söylememiz gerekirmiş gibi...)

Hamilelik, kadını ve fetüsü etkilediği kadar, aile yaşamını ve sosyal çevreyi de etkileyen önemli bir değişim olarak görülür. Gebelik doğal bir biyolojik süreç olmasına karşın; gebeliğe özgü fizyolojik değişiklikler, aile ve sosyal yaşamda meydana gelen değişiklikler ve benlik algısındaki değişiklikler bu süreçteki psikososyal tepkilerin kaynağını oluşturmaktadır. Gebelik döneminde kadının benlik algısındaki değişim; kadın rolüne, annelik rolünü ekleyerek gerçekleşir. (Önce sadece kadın, eş, evlat, ev hanımı veya çalışan iken, yeni bir sosyal role uyumlanmaya çalışmak ve bu rolü ömrünün sonuna kadar sürdürmen gerektiğini bilmek çok zorlayıcı..) Bu dönemde farklılaşan psikososyal etkilerin yarattığı çatışmalı duygular ön plana çıkar. Gebelik döneminde kadın genelde ambivalan (zıt) duygular içerisindedir. Gebelikten zevk alma ve gebelikten rahatsızlık duyma duygularını bir arada yaşar.

Gebeliğe uyum sürecini etkileyen faktörler; kadının kültür düzeyi, olgunlaşma düzeyi, ailedeki mutluluk derecesi, yaşam kalitesi, geçmiş yaşam deneyimleri, çevresinde bulunan olumlu ve olumsuz rol modelleri, gebeliğin planlanmış olması, gebelik ve doğum konusunda yeterli ve doğru bilgiye sahip olup olmasıdır. Bunun yanı sıra, sosyoekonomik koşullar, benlik kavramı ve eş ve sosyal destek sistemi de gebeliğe uyum sürecini etkiler.

Gebenin, duygu durum hali gebelik uyumunu etkilediği gibi; gebeliğin kendisi de ruhsal ve duygusal yaşantılar üzerinde önemli yansımalar yaratır. (Yani gayet sağlıklı bir psikolojiniz varken, bir anda delirebilirsiniz.. :)) Gebelik dönemi, kadının erken gelişim dönemlerine ilişkin bastırılmış ve çözülmemiş çatışmaların yeniden gündeme geldiği karmaşık psikolojik bir süreçtir.

Gebelik döneminde yaşanan biyolojik ve çevresel faktörlerin sebep olduğu psikolojik değişiklikler; hafif, orta ve şiddetli düzeyde ruhsal sorunlar doğurabilmektedir. Gebelik döneminde; bazı gebelerde erken dönem yaşamlarına ilişkin çatışmaların kaygıları azalırken kendine güven ve değer duygusu oluşur. Bazı gebelerde ise erken dönem yaşamlarına ilişkin çatışmalar su yüzüne çıkarak pasif kişilik, duyarlılık, korku ve panik gelişebilir. Bu ruhsal sorunlar gebeliğin evrelerine göre değişiklik gösterir.


Arşiv
Bizi takip edin.
  • Grey Facebook Icon
  • Grey Twitter Icon
  • Grey LinkedIn Icon
  • Grey Google+ Icon
  • Grey Instagram Icon

Bağdat Cd. Hattat Bahattin Sk. Meriç Apt. 6/6 2. Kat 34730 Göztepe Kadıköy/İstanbul

0 216 363 80 89

0 532 791 83 00