Doğum Deneyimi


Modern dünya; doğum deneyimini her zaman annenin gözünden görmeye odaklıdır. Annenin gözlerindeki sevinci görmek bizlerde de mutluluk ve sempati uyandırır. Bu sırada ise bebeğin hiçbir şey hissetmediğini ve olayda sadece seyirci olduğunu varsayarız. Fakat gerçek ne yazık ki böyle değildir. Bebeğin annesi ve babası için doğum olayı hayat boyu unutulmayacak, hep hayali kurulmuş bir olayın gerçekleşmesi olabilir ancak çocuk için çok daha hayati önemi olan, kişiliğine damga vurucak bir olaydır. Bebeğin nasıl doğduğu (acı çekerek mi yoksa kolaylıkla mı, sorunsuz mu yoksa korkutucu mu) onun ileride nasıl bir insan olacağını ve dünyayı nasıl göreceğini belirleyen en önemli faktördür.


Bunun nedenini anlamak için, bir süreliğine, doğum olayına bebeğin gözlerinden bakmaya çalışalım. Doğum tecrübesi bebeğin yaşadığı ilk uzun süreli duygusal ve fiziksel şoktur ve çocuk bunu asla tam olarak unutamaz. Doğum sırasında bebek arada anneye ait sıvılarla yıkanır ve kaslar tarafından çocuğa masaj yapılır. Bu sırada çocuk mutluluk dolu anlar yaşar. Ancak, bu zevkli anlara korkulu ve acılı anlar eşlik eder. Bir an huzur dolu amniyotik sıvıların içinde yüzürken diğer bir an doğum kanalının içinde belki de saatler sürebilecek bir çıkış denemesinin içine itilir.


En az bunlar kadar sinir bozucu bir tecrübe de doğumun son noktasıdır. Bebek sonunda vajinal açıklığa ulaştığında halen narin olan kafatası iki adet metal pens ile dışarı çekilmeye çalışılır. Bu sırada bebeğin iki üç kiloluk vücuduna yaklaşık yirmi kiloya yakın bir güç uygulanmış olur. Veya kafa derisine cenin kalp monitörüne giden ufak bir elektrot bağlanmış olabilir. Bu durumların her ikisi de yaşanmasa bile, sonunda bebek kendisini büyük ihtimalle kendini soğuk ve keskin ışıklandırılmış bir odada, etrafında onu çekiştiren bir sürü yabancıyla tek başına bulacaktır. Bu sırada, beyni yaşadığı tüm duyguları ve hareketleri kaydeder. Bu detayların her biri daha sonra silinmeyecek hatıralar bırakır, oysa çocuk ilerde bunları bilinçli zihniyle çok nadiren hatırlayabilir. Ancak; kişi ister beş yaşında, ister yetmiş beş yaşında olsun dünyaya bakışının bir parçası hep, bir zamanlar olduğu gibi yeni doğmuş halinin gözünden olacaktır. Freud işte bu yüzden doğumla gelen acılara ve zevklere 'birincil duygular' der. Bu hislerin etkisinden hiçbirimiz tam anlamıyla kurtulamayız. Bu yüzden eğer her hangi bir sağlık sorunu yok ise anne için olduğu kadar, bebek içinde en doğru ve konforlu doğum şekli tercih edilmelidir. Dr. Cheek'in araştırmalarına en düşük psikolojik risk kategorisinde basit ve tıbbi olarak sorunsuz vajinal doğumlar yer almaktadır. Bu şekilde doğal yolla doğan kişilerin daha iyimser, dışa dönük ve güzen dolu oldukları belirtilmektedir.


'Doğmamış Çocuğun Gizli Yaşamı' adlı kitaptan alıntılar içermektedir.


Arşiv
Bizi takip edin.
  • Grey Facebook Icon
  • Grey Twitter Icon
  • Grey LinkedIn Icon
  • Grey Google+ Icon
  • Grey Instagram Icon

Bağdat Cd. Hattat Bahattin Sk. Meriç Apt. 6/6 2. Kat 34730 Göztepe Kadıköy/İstanbul

0 216 363 80 89

0 532 791 83 00